Home Server: Ne İçin Kullanıyorum ve Hangi Platformu Seçtim?

Önceki postta home server’ımın donanımsal tercihlerine ve nedenlerine ufakça değinmiştim. Şimdi de home server’ımı tam olarak ne için kullandığıma kapsamlı bir şekilde değinmek istiyorum.

Öncelikle sunucunun işletim sistemi olarak Ubuntu Server tercih ettim. Bunun nedeni, kullanacağımız self-hosting platformlarının uyumluluğu ve içeriklerin internette çok sık bulunması. Ayrıca sunucuyu gündelik bir PC gibi değil de adı üstünde "sunucu" olarak kullanacağımızdan, bir Desktop Environment (Masaüstü Ortamı) kurmaya gerek yok, terminal her işimizi görüyor.

Ubuntu Server kurduktan sonra ben birçok self-hosting platformunu test ettim ve şahsi kullanımımda Cosmos Cloud'un benim için en iyisi olduğu kanaatine vardım. Nedenini diğer platformlardan bahsederken siz de anlayacaksınız. Ama ondan önce, bu self-hosting platformları ne ayak ve tam olarak nasıl çalışıyorlar, ondan bahsedelim.

Nedir bu Self-Hosting Platformu ve Nasıl Çalışır?

Kısaca; bu platformlar sunucunuzu yönetmeyi kolaylaştıran görsel kontrol panelleridir. Ubuntu gibi ana işletim sisteminin üzerinde çalışarak, karmaşık terminal işlemlerini herkesin kullanabileceği bir arayüze dönüştürürler.

Olayın çalışma mantığı ise şöyle:

  • Konteyner (Container) Mantığı: Her uygulamayı (Plex, Nextcloud vb.) sistemin geri kalanından izole, kendi küçük kutusu (konteyner) içinde çalıştırırız. Bu sayede bir uygulamanın ayarları veya dosyaları diğerine asla karışmaz.
  • Kolay Konteyner Yönetimi: Sadece bir "Yükle" butonu değil; o konteynerın loglarını okuma, terminaline sızma, ağ ayarlarını yapma ve güncelleme gibi normalde terminalde vakit alan işleri tek bir panelde birleştirirler.
  • Dashboard (İzleme): Sunucunun o anki sağlık durumunu görmenizi sağlarlar. CPU kullanımı, RAM doluluğu, disk sıcaklığı ve ağ trafiği gibi verileri anlık takip edebilirsiniz. Yani sunucunuzun ne kadar yorulduğunu bir bakışta anlarsınız.

Bu platformlar arasındaki özellikler ise seçiminizi belirliyor. Bazısı çok basit kalırken, bazısı güvenlik ve ters proxy (reverse proxy) gibi detaylara odaklanıyor. Benim seçimimi de bu özelliklerin artıp seyrelmesi belirledi.


Denediğim Bazı Self-Hosting Platformları

1. Runtipi

Runtipi’yi anlatmak gerekirse: ÇOOK basit ve bu başta güzel bir şey gibi gözükse de; Reverse Proxy veya güvenlik gibi seçeneklere ihtiyaç duyduğunuz vakit "son kullanıcı" olmayı bırakmanız gerekebiliyor. Ayrıca mağaza tarafında birçok uygulamanın yanlış veya eksik yapılandırıldığına denk gelmek sinir bozucu. Custom app ekleyebiliyorsunuz ama Runtipi’nin Compose formatı diğerlerinden çok farklı. Kullanıcı sayısı az olduğu için yapay zekadan veya forumlardan kaynak bulmak zordu. Basitlik sağlaması gerekirken sağlayamaması beni Runtipi'den uzaklaştırdı.

2. CasaOS

CasaOS şık, kolay, kullanıcı kitlesi geniş ve özellik dolu harika bir alternatif. Ancak geliştiriciler 8 aydır CasaOS’u güncellemiyor, onun yerine ZimaOS adında daha ticari bir projeye geçmiş durumdalar. Bu durum içimi pek rahat ettirmedi. Ama denemek isterseniz öneririm, uygulama mağazası içerikleri sizi tatmin edecektir.

3. Cosmos Cloud

Ben tercihimi Cosmos Cloud üzerinden kullandım. Bunun nedeni; dahili Reverse Proxy, güvenlik özellikleri ve doğrudan "saf" Docker Compose yapılandırması kullanabilmek. İlk kurduğumda dahili bir dosya yöneticisi olmaması beni üzmüştü ama mağazadan FileBrowser Quantum kurarak bu sorunu rahatça aştım. Hatta CasaOS’un kendi dosya yöneticisinden çok daha konforlu olduğunu söyleyebilirim. Özellik zenginliği başta gözümü korkutmuştu ama şu an "İyi ki seçmişim" diyorum.

NOT: Farkındayım, birçok teknik detaya veya kuruluma değinmedim. Bunun nedeni ben "tutorial" değil "deneyim" yazıyorum. Gemini veya ChatGPT varken öğretmek benim haddime değil. :D

Peki Ben Sunucumu Ne İçin Kullanıyorum?

1. AdGuard Home

AdGuard Home için bir DNS Server diyebiliriz. Kullanma nedenim ev ağım üzerinden kolayca reklamlardan kurtulmak. Pi-hole yerine tercih etme nedenim ise Pi-hole’un DoH ve DoT (şifreli DNS) desteklememesi.

2. FileBrowser Quantum

Sunucudaki dosya ve dizinlere erişmek için web tabanlı bir dosya yöneticisi.

3. LinkStack

Sosyal medya hesaplarınızı veya projelerinizi tek bir şık sayfada toplamanızı sağlayan, Linktree'nin açık kaynaklı ve kendi sunucunuzda barındırabileceğiniz alternatifi.

4. Ghost

Evet, şu an bu blogu okuyabilmenizi sağlayan platformun ta kendisi. WordPress yerine tercih etme nedenim; WordPress'in genel site oluşturucu olduğundan benim gibi sadece blog yazan biri için fazla karmaşık ve "bloat" (şişirilmiş) olması.

5. Remark42

Sayfanın en altında gördüğünüz yorum kutucuğu. Sunucunuzda barındırabileceğiniz, gizliliğe önem veren çok hafif bir yorum motoru.

6. Medama

Çoook basit bir Google Analytics alternatifi. Sadece kaç kişi, hangi ülkeden sitemi ziyaret etmiş bunu görmek için kullanıyorum, fazlasına da ihtiyacım yok.

7. Ollama + Open WebUI

Ollama; metin tabanlı yapay zeka modellerini yerelinizde çalıştırmaya yarayan zamazingo. Open WebUI ise bu zamazingoya ChatGPT görünümünde profesyonel bir arayüz sağlayan başka bir zamazingo. ChatGPT'ye her ay 650 TL vermek yerine paranızı biriktirip bir ekran kartı almak çok daha mantıklı. Ben model olarak supergemma4-e4b-abliterated-Q4_K_M-GGUF:Q4_K_M kullanıyorum. İnternette araştıramayacağınız bilgileri edinebileceğiniz sansürsüz ve size özel bir yapay zeka için harika bir çözüm.


Özetle; bunlar şu an benim güncel barındırdıklarım. Siz isterseniz Stable Diffusion kurup kendi görsel oluşturucu yapay zekanıza sahip olabilir, çok paranoyaksanız SearXNG kurup kendi arama motorunuzu edinebilir veya WhatsApp'ta, Telegram'da grup açıp link arşivlemek yerine Linkwarden kurup her şeyi düzenli ve şık bir şekilde saklayabilirsiniz.